Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

Ana Sayfa

Tanıtım

Ulaşım

Gururumuz

Öğrenciler

İdareciler

Unutulanlar

Unutulanlar2

Gelişmeler

Portreler

Sözlük

Basın

Sülaleler

Albüm

Albüm2

Komik

Adetler

El Sanatları

Düğünler

Ramazan

Diğerleri

Bizim Sayfa

Linkler

Z. Defteri

 

 

YAYALARDA UNUTULMAYAN SİMALAR

 

Ey Şehid oğlu Şehid, isteme benden makber,

Sana aguşunu açmış duruyor Peygamber…

 

ŞEHİD İBRAHİM ÖZTÜRK: Noragilin Mustafa’nın oğludur. 1985 yılında Ege Denizinde yapılan Deniz Kurdu tatbikatında, tatbikat sırasında batan gemide şehit olmuştur. Allah Rahmet Eylesin.

ŞEHİD NİSAN COŞKUN: Güregilin Hasan Dayının oğludur. Allah Rahmet Eylesin. (Bu şehidimiz hakkında detaylı bilgisi olan varsa lütfen bildirsin. Resim vb. doküman da gönderebilirsiniz.

ŞEHİD ŞAHAN ÖZKAN: Kelgadıgilin Tahsin dayının oğludur. Allah Rahmet Eylesin. (Bu şehidimiz hakkında detaylı bilgisi olan varsa lütfen bildirsin. Resim vb. doküman da gönderebilirsiniz.}

 

Her Yayalarlı’nın tanıdığı, bildiği, Acı ya da tatlı bir hatırasının olduğu, Herkesçe bilinen ve sevilen Yayalarlılar’ın kısa portresini Bildiğimiz kadarıyla vermeye çalışacağız.

HACI HOCA: Gerçek ismi Mustafa Vural. Çoğu Yayalarlı O’nu Hacı Hoca olarak tanır. Kur’an-ı Kerim’i Arapçasından okuyup, Türkçe mealini veren, arkasından da tefsirini yapabilen, hacca gitmesi nedeniylede Hacı olarak da isimlendirilen Hocamız, çevredeki değişik yerlerde imamlık yaptıktan sonra, Köydeki Yukarı Cami’de (Asar Camisi) yıllarca imamlık yapmıştır. Namaz sonrası verdiği dersler ve Kur’an Kursları sayesinde çoğu Kasabalıya kuran okumayı Hacı Hoca öğretmiştir. Hatta çocukluğumda Kur’an okumayı öğrenirken bir gün de ondan ders almış ve bu esnada yaptığımız bir sohbette: “1 günde hatta talebe kabiliyetli ise 1 saate Elifba’dan Kur’an’a geçilebilir. Yeter ki Elifba’yı ezberleyebilsin.” demişti. Vefatından önce de 4-5 yıl kadar Aşağı camide vaaz verip sohbet eden Hacı hoca, herkesin sevip taktir ettiği bir kişiliktir. Cenazesine çok kalabalık bir cemaatin toplandığı hocamızın, Ehl-i Tarik olduğu söylenmektedir. Allah rahmet eylesin.

ZEYBEKOĞLU: Halil İbrahim Gündönmez. Annemden çocukluğunda çok yokluk çektiğini, ama çalışarak kasabanın hatırı sayılır zenginleri arasına girdiğini duymuştum. Sonradan da çok çalışkan olduğuna bizzat şahit oldum. Bundan 20-25 yıl önce kasabada yaşayan ve belirli bir geliri olmayan hemşerilerimiz, Zeybekoğlu’nun bakkalından ihtiyaçlarını giderir, paraları bitince para alırlardı. Sonra da mevsimine göre pamuk atlaması, üzüm kesmesi vb. işler için yine Zeybekoğlu’nun Manisa Söke vb. yerlerde bulduğu sezonluk işlerde çalışırlardı. Böylece hem hayatlarını idame ettirecek iş bulurlar, hem de Zeybekoğlu’na borçlarını öderlerdi. Bakkalının çalıştığı dönemleri kısmen hatırlayan biri olarak, bulunmayan şeylerin onda bulunduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Bir dönem elektrik kesintisi var ve gazyağı yok. Bulunmuyor. Zeybekoğlu nereden buldu ise bulup getimiş ve köylüyü karanlıkta kalmaktan bir nebze olsun kurtarmıştı. Yine bir başka zaman çay kıtlığı var. Tüm Uşaklılar bilirler ki Yayalarlılar çayı çok sever ve böyle bir durumda düşünün yayalarlıların halini. Yine Zeybekoğlunun bakkalından çayın bulunmadığı o dönemde az miktarda da olsa çay alabiliyorduk. Çok iyi kalpli ve sıcak bir kişi olduğunu bizzat gördüğüm Halil İbrahim Ağa, bundan 6-7 yıl önce kısmi bir felç geçirmişti. 

GARA YAŞAR: Gerçek ismi Yaşar Çakır. Kelhasanaligilin Yaşar olarak da bilinir. Şakacı, samimi ve güler yüzü ile herkesin sevgisini kazanan Yaşar ağabeyimiz, biraz yüksek oktavdan konuşurdu ama kimse bundan rahatsız olmazdı. Fırsat verilse bugünün çoğu talk shovcusuna taş çıkartacak kadar espirili ve kıvrak zekaya sahipti. İyi niyeti ve yardım severliği herkesçe bilinen Yaşar ağabeyimiz, bu özelliklerinin yanında doğru sözlü ve açık yürekli bir kişi idi. Genç yaşta hakkın rahmetine kavuşan Yaşar ağabeyimizi rahmetle anıyoruz.

GANDAĞIN HALİL: Gerçek ismi Halil Bilir. Kasaba içinde akli dengesi ile ilgili faklı şeyler söylense de Kıvrak zekâya sahip birisi olduğu kesin birisi. Kır bir atı vardı. Bu atın kuyruğunu özel bir yöntemle örer, otantik desenlerle süsler ve cirit atlarına benzetirdi. Sonra özellikle düğünlerde, güvey başı derilirken, gelin alınırken ve gelin oğlan evine gelince evlenen kişinin ya da babasının özelliklerini içeren beyitler söyler (köy içinde buna beyit atmak denir) ve herkesi neşelendirir hem de düğüne ayrı bir renk katardı. Tabii ki bu iş karşılığında düğün sahibinden bahşişini de alırdı. Atını iyi sürer, şaha kaldırır, tırıs yürütür vb. artistik hareketlerle insanları eğlendirirdi. Atını küp şeker ve kuru üzümle beslerdi. 6 köşeli kasketi, kısacık boyu ile kasabamızın renkli ve unutulmaz simalarından birisi idi Gandağın Halil.

Unuttuklarımız ve buraya alamadıklarımız elbette vardır. Bunları da değerli hemşerilerimiz tamamlarsa hem biz hatırlarız, hem de diğer misafirlerimiz. Yine ayrıca burada bahsedilen kişilerin resimleri elinde olan hemşerilerimiz bizlerle paylaşırsa sitemizin gelişmesine de katkıda bulunmuş olurlar.

 

Ana Sayfa

Tanıtım

Ulaşım

Gururumuz

Öğrenciler

İdareciler

Unutulanlar

Unutulanlar2

Gelişmeler

Portreler

Sözlük

Basın

Sülaleler

Albüm

Albüm2

Komik

Adetler

El Sanatları

Düğünler

Ramazan

Diğerleri

Bizim Sayfa

Linkler

Z. Defteri